Rakik ve Masum Bir Kalp: Bînâ

"Zavallı Bînâ! Hakikaten acınacak bir haldesin! Sen ne kadar da ince ve masum bir kalbe sahipsin!"

    Bener ailesinini lk yazarı Mustafa Râşit Bener, Türk edebiyatına eserleriyle katkıda bulunan Erhan, Vüs'at ve Bilge Bener'in babasıdır. Torunu Yiğit Bener'e göre fen doktoru ve idealist bir öğretmen olan Râşit Bener, Birinci Dünya Savaşı yıllarında Çanakkale'de sekiz yıl savaşır. Cumhuriyet yıllarında bürokratik görevlerde bulunur. Râşit Bener'in Çanakkale'ye gitmeden önce
Kadınlar Dünyası'da "Binti Halim Seyhan" müstearıyla yayımlanan Ümid-i Âfil (Kaybolan Ümitler) adlı romanı sonradan Kader Matbaasında basılır. Yıllarca bulunamayan bu romandan Râşit Bener de bahsetmez. Çocuklarının yazarlığının kendini geçtiğini ve gençliğinde yazdığı, üstelik biraz da gerçeklik payı olan bu duygulu novellayı hatırlatmak istemez.

    Romanda aşırı santimantal bir karakter olan Bînâ'nın tek taraflı aşkı ve bu aşkın sonucunda verem oluşu anlatılır. Tıpkı Araba Sevdası'nda Bihruz'un Periveş'e olan tek taraflı aşkına benzeyen bu macerada Bînâ da adına Saadet dediği kadına âşık olur. Fakat arada karşılıklı bakışmalar dışında hiçbir iletişim kurulmaz. Bînâ kendi kendine Saadet hanıma verilmek üzere mektuplar yazar, duygularını dile getirmek ister ama bu mektuplar zarfında kalır. Kısacık romanın sonlarına doğru Bînâ'nın "Gözlüklü arkadaş" diye hitap ettiği karakter, Bînâ'nın ağzından Saadet hanıma bir vedaname yazar. Bunun neticesinde son kez gözleri yaşla dolu görünen Saadet hanım bir daha orada görünmez. Bu sahne de Araba Sevdası'ndaki Keşfi'nin Bihruz'u Periveş'in öldüğüne inandırmasına benzer.

    Aşırı lirik ve duygusal olan romanda divan şiirinin tüm ilahî tarafları kendisinde toplayan sevgili tipi ve onun karşısında sevgilinin bir bakışı, bir gülüşüyle saadetinden eriyip biten bir âşık tipi çizilmiş gibidir. Bînâ'nın aşkına karşılık bulamayışı ve terk edilmesi üzerine verem olmasıysa biraz sırıtan bir durumdur diyebiliriz. Verem olmak daha erken tarihli romanlarda görülen bir durumdur. 1913'te yazılan Ümid-i Âfil biraz geç bir tarihte yazılır ve verem olan karakterler artık iyileşmektedir. 

    Râşit Bener, Bînâ karakteriyle hayat karşısında bir "tutunamayan" karakter yaratır. Karakterin adı da dikkate değer. Farsça'da "bî-" ve "nâ-" ekleri olumsuzluk anlamı verir. O durumun ya da duygunun olmadığını ifade eder. Karakter de adeta silinip gitmek üzere yaratılmıştır ve sonunda öyle de olur. Tek taraflı aşkına karşılık bulamayan Bînâ, "aşkın şehidi" olarak yitip gider.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bursa'nın Tutunamayanlar'ı

Ho Ho Ho da Maşallah

Kan Damlası ve Hayret Bey