Caymaz'ın İntihar Süsü

"elimde şiiriyle bırakmış beni, vefa yok diyor kara gözlüm,
vefa hiç olmadı, o sendin sadece, senin bana yakınlığın..."

Onur Caymaz'ın, İntihar Süsü adlı şiir kitabı geçtiğimiz ay yayımlandı. Kitabın kapağında Caymaz'ın yanı sıra Vefa T. ismi yer alıyor. Onur Caymaz, Vefa T.'yi kitaba dahil ederek okurda ortak bir şiir kitabı yazılmış hissi yaratıyor. Fakat işin aslı başka...

İntihar Süsü, "Vefa T, Onur ve Ötekiler..." başlıklı uzun bir giriş yazısıyla başlıyor. Bu yazı, Caymaz'ın edebiyat dünyasına yönelttiği kaza oklarıyla örülmüş desek yeridir. Şair, tıpkı şimdi tarihin tozlu sayfaları arasında okurunu bekleyen bir meslektaşı gibi İstanbul'u Bizans'a benzeterek başladığı eleştirilerine bölünmüşlük duygusunun verdiği sızıyla devam ediyor: "Çatlak hep büyüyordu, çatlayıp ikiye bölünen her şey, tek kaldığında, bir yerinden yeniden ayrılıp geri kalan parçanın yalnız kalmasına neden oluyordu." (s.14). Yazıda özgür olanın sıradanla anlaşamaması, Türkiye'de insan hayatının çabucak elden gidişi, şair ve yazarların ortaya koydukları eserler yerine belli kimlik ve sınıfa dahil edilerek yargılanması, toplum hayatında yaşanan felaketlerden sonra kamunun yanlış uygulamaları, bir sanatçının ölümünün ardından o sanatçıya karşı değişen tutumlar, kanonun kimi isimleri kapı dışarı edip kimilerine kucak açışı eleştiri oklarının hedefleri arasında yer alıyor. Caymaz, bu yazısında sözlerini Leylâ Erbil'e, Kemal Tahir'e, Aziz Nesin'e, Yahya Kemal'e, Hilmi Yavuz'a, Selim İleri'ye, İlhan Şeşen'e, Nihat Genç'e oradan da Ahmet Güntan'a, Murat Yalçın'a ve Metin Celâl'e kadar vardırıyor. Bu isimlerin kimisini ardında bıraktığı değerler olarak alırken kimisini Bizans'ın kirli yaşamına bulaşan, kendisinin şairlik kimliğine kara bir pencereden bakan isimler olarak anıyor.

Kitap "benim o eski çakım", "çağdışı mızraklar" ve "örümcek" olmak üzere üç bölümden oluşuyor. Caymaz, giriş yazısında, "örümcek"te farklı denemelere giriştiğini ancak kendi şairliğinin izlerinin devam ettiğini belirtiyor. Kitabın ikinci bölümü olan "çağdışı mızraklar"daki şiirlerde dikkat çeken özellik ise daima kırmızı ve kızıl renklerinin yer alması: "yangınlar", "kırmızı şarap", "camlar turuncu", "geceleri yangınlar", "kan", "alevler", "gün batarken", "portakal", "tutuşurken", "beyin kanaması", "dehşetli kırmızı yırtmaç", "kabuğu henüz kalkmamış iltihaplı yaralar", "kızıl görevliler", "ateşin başladığı yer", "kanla karışık yağmur damlaları", "alev alıp sokaklar" gibi kelime ve kelime grupları şiirlere serpilmiş durumda. İntihar Süsü'nün ilk bölümünde yer alan şiirlerden "agorada yalnız"; ikinci bölümden "yalın bıçaklar" ve "arkadaşlarım öldü hep"; üçüncü bölümden "yusufun kuyusu kalbimde idi" ve "örümcek dili ve edebiyatı" birer işaret koyarak geçtiğimiz şiirlerden. İntihar Süsü, Yonville'in güzeli Emma Bovary'i selamlayarak son buluyor.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bursa'nın Tutunamayanlar'ı

Ho Ho Ho da Maşallah

Kan Damlası ve Hayret Bey