Mehmet Ali Zengin (Nedim Ali) Kimdir?
Mehmet Ali Zengin 5 Ocak 1961 yılında Kahramanmaraş’ın Andırın ilçesinde doğar. Babası “Kul Mustafa” mahlasıyla âşık edebiyatı tarzında şiirler yazan, bu şiirlerini İlm-i Hayat adıyla iki ciltlik eserinde toplayan Mustafa Zengin’dir. Zengin’in şiir yazmak dışında kitaba, okuma ve yazmaya olan merakı evinin kitaplarla dolu olması sonucunu doğurur (Aksay, 2021: 22). Mehmet Ali Zengin de böyle bir evde ilk yıllarını geçirir. Okumaya, yazmaya merak duymaya başlar. İlkokulu bitirdikten sonra öğrenim hayatını sonlandıran Mehmet Ali Zengin, kendi kendisini yetiştirme yoluna gider. Ekim 1980-Şubat 1981 yılları arasında Esra Yazıları adlı bir dergide yer alır. Dergide Feramuz Aydoğan, İdris Zengin, Mustafa Aydoğan, Atıf Bedir gibi isimlerle bir arada bulunur. Esra Yazıları ancak dört sayı yayımlanır ve dördüncü sayısıyla yayın hayatını sonlandırır. Esra Yazıları tecrübesinin ardından Mehmet Ali Zengin askerlik vazifesi için Andırın’dan ayrılır. Askerlik vazifesini tamamlayıp Andırın’a döndükten sonra bir süre ne yapacağını düşünen Zengin, Maraş ve Osmaniye’de esnaflık yapar (Oğuz, 2012: 292). Esra Yazıları’ndan mülhem bir ada sahip olan Esma Manavı’nı açar. Manavlık günleri de çabuk geçer. Mehmet Ali Zengin, asıl yapmak istediği iş için matbaa makineleri satın alır ve 1984’te Sanat Matbaası adıyla bir matbaa kurarak (Zengin, 2020: 78) Andırın Postası adlı bir yerel gazete yayımlamaya başlar. Bir yıl sonra da gazetenin iç sayfalarında İkindiyazıları adında sanat-edebiyat sayfası yayımlanır. İkindiyazıları’nın yayımlanmaya başlamasından sonra Mehmet Ali Zengin, zamanının çoğunu dergiye sarf eder. Büyük bir titizlikle derginin düzeltisini yapar, okurlardan gelen mektuplara cevap verir, kendi şiirlerini “Nedim Ali” müstearıyla bu sayfalarda yayımlar. Mizahî yazılarını ise aynı gazetenin mizah sayfası/eki olan Makkas’ta “Dr. Memmet Gül” müstearıyla yayımlar. Hüseyin Gök, bir denemesinde Nedim Ali’nin çok yönlü, girişken, üretken, faydalı olmaya ve herkesin imdadına yetişmeye çabalayan, halkın içinden, halkla beraber olan, yorulmayan, değerlere bağlı, siyasi ve üst idari kesimle seviyeli duruşa sahip, iletişim kurmayı başarabilen, dost ve arkadaş canlısı, ailesi ve akrabalarıyla bağları sıkı, aynı zamanda edebiyat, sanat ve kültür gönüllüsü olduğunu (Gök, t.y.) dile getirir. Mustafa Aydoğan da Nedim Ali’nin görünümüyle başladığı değerlendirmesinde onun yüzünün önemli bir bölümünü kaplayan genç ve siyah sakalının gerisinde berrak bir ten ve zekâ dolu gözler olduğunu, aralarındaki en rahat ve esprili kişi olduğunu (Aydoğan, 2021: 75) ifade eder. O, “İstanbul’dakileri köylü bulacak kadar şehirli bir görgüye” sahiptir (Aksay, 2021: 22). Nedim Ali’nin şiir ve sanatla geçen ömrü, 3 Eylül 1998 tarihinde son bulur.
Nedim Ali’nin Sanatı:
Nedim Ali, ömrü boyunca başta şiir olmak üzere deneme, mektup, günlük ve hikâyeler kaleme almıştır. Bu türlerin içerisinde şiirin ayrı bir yeri vardır. Onun şiirleri hacimce geniş, mısraları uzun şiirlerdir. Bu şiirler arasında “Hasretgeceleri” başlıklı şiirlerin onun hayatındaki yeri büyüktür. Bu şiirlerden sonra Nedim Ali, “Hasret Geceleri Şairi” olarak anılır. İkindiyazıları’nın 89. sayısında yer alan “100 Türk Büyüğü” başlıklı bölümde Kemal Sayar, bu duruma atıfta bulunarak Nedim Ali’nin portresini şöyle verir: “Hasret Geceleri şairi. Asıl adı M. Ali Zengin. Andırın. Okuma yazmayı ilkokulda öğrenmiş. Bundan sonra tahsil ve kültürünü resmî kurumlarda değil de, kişisel çabalarıyla sürdürmeyi yeğlemiş. Sahibi ve genel yayın yönetmeni olduğu gazetesi, Andırın Postası’nda, İkindiyazıları gibi hiç de bir kasabaya ‘yakışmayan’ sanat dergisine yer veriyor. Bir rivayete göre yılda bin beş yüz civarında mektup yazıyor. Dr. Mehmet Gül’ün pek yakın akrabası. İlle de Hasret Geceleri şairi. Andırın’da şiirden kuşlar salıyor gökyüzüne.” (İkindiyazıları, S.89: Ocak 1990: 1). Nedim Ali’nin şiirlerinin çoğuna hüznün ve acının kokusu siner. Ömer Yalçınova, Nedim Ali’nin şiirlerini değerlendirirken onun her şiirinde acı olduğunu vurgular. Nedim Ali’nin şiirlerinde okuyucunun birçok imge, sembol ve görüntüden geçirildiğini, sonundaysa yine acıyı bulduğunu söyler. Onun şiirini okuyanlar ferahlığa, sevince, teselliye ulaşmayı umarken tam tersi olduğunu, şairin okurunu şaşırttığını ifade eder. Yalçınova’ya göre Nedim Ali’nin birçok şiirinde, onun ironik söylemleri, sağlam duruşu dikkat çeker ve şiirinin merkezini oluşturur. Nedim Ali’nin bu merkez ve direnç için şiirlerini yazdığını söyleyen yazar, Nedim Ali’nin aynı direnci yıllarca çıkardığı İkindiyazıları dergisinde de gösterdiğini ortaya koyar (Yalçınova, 2021: 130). Onun şiirleri bütün acıları yüklenebilen hafif hüzünlü, çokça romantik, hareketli, haksızlıklar karşısında susmayan bir şiirdir (Evelâhir, 2021: 95). Kemal Sayar ise Nedim Ali’yi ve İkindiyazıları’nı Dergâh dergisinin 111. sayısında yazdığı “Nedim Ali” başlıklı şiiriyle anlatır: “yokuş sokakta yükselen ay / bir hâzân yaprağı kadar itirazsız / bırakıyor kendini aşkın rüzgârına / 'hasret geceleri’ni binek edip belli ki / varmak istiyor ezel mülkünün sultanına / kanatlarında sarı sayfalar / ve ardında, aşkın hâlleri üzre / onunla cenge çıkan içli çocuklar” (Sayar, 1999: 1).
HASRETGECELERİ
şimdi
ne güzel bir ayrılık yaşıyoruz, böyle başlıyor mektup
sulara sarılmışım yüreği akıyor, içim kalkıyor-neyse onlar- onlara karşı
buruk bir gülümseme, buruk bir sevinç, taş gibi bir yalnızlık
insanların çoğaldıkları ve yoruldukları boşlukta.
ne zaman başkaldırsam, ne zaman yemin etsem hep aklımdadır o
zemherilerde büyümüş erzurum’lu bir erkek-üstelik şair-
ve küçük bir İstanbul besler koynunda
ne zaman sevdalansam yine terkedilmiştir ve bilir ki hayatın provası yoktur.
1
sevgilim gece
çocuk saçlarını besmeleyle yıkayan bir yağmur yağıyor,
karıncaların uykuları ıslanıyor
yalnız kalınca kalkmak üzere otobüslerde
sevdalısın biliyorum, sevgilim üşüyorsun. Uykularımı yakıp gideceksin büsbütün
kanımda
çıplak ve şedit bir yağmur bırakıp
gideceksin.
bir daha konuşalım, son kez konuşalım, yağmurlardan konuşalım
bilekleri kelepçeli sıtmalı adamın
ve yalnızlık harflerinin üstüne yağan.
konuştum
çocuklar büyüdü
eksiz gramerli bezirganlar çoğaldı ve yüzü hiç kımıldamayan envai türlü dükkancılar.
paran kadar konuş, paran kadar sus!..
/… ve kiremitli evlerde aklına serin yataklar takılıyordu, hasret geceleri bütün sonbaharları harabolmuştu. bunu siz gayet yaşlandıkça anlayacaksınız
son derece cüzi bir ateş düşüyordu da yüreğine
öfkesi kendine yetmiyordu.
yılgın bir adamdım cüzamlı bir aşkla iliştirildim çarnaçar anlatsam
ömrünüz kafi gelmez, ölmek için geç kalırsınız-boynuma hiç kadın değmemişti-
bir çılgınlık yapabilirdim, bıçağım sancılanıyordu bu boş sokaklar gibi
bu şehri kanatabilir onu kurtarabilirdim, hatırladınız mı?
kimbilir
şimdi ne çeşit suçlar çıkartır benim gövdemden görgülü boylar./
2
sevgili sen sus
ıslak ve rutubetli bir akşamüzeri.
Kaynakça:
Aksay, Ö. (2021). Hüzzam Makamında Bir İkindi Yazısı. Yitiksöz Sanat, Edebiyat ve Düşünce Dergisi, S. 4, ss. 22 – 24.
Aydoğan, M. (2021). Pulsuz Mektuplar (3). Evelâhir Kültür, Sanat ve Şehir Dergisi, S. 3, ss. 74-77.
Evelâhir (2021). Yılın Edebiyat Olayı. Evelâhir Kültür, Sanat ve Şehir Dergisi, S. 2, ss. 94-95.
Gök, H. (t.y.). “Andırın’da Hoş Bir Sada İkindiyazıları” [Erişim: 20. 10. 2022, https://www.tirsikdergisi.com/sayfa/yazarlar/huseyin-gok/andirinda-hos-bir-sada-ikindiyazilari/]
Oğuz, M. (2012). “Geleceğe Yazılan Sarı Mektuplar: İkindiyazıları”, Değirmen Edebiyat ve Düşünce Dergisi, S.29-30-31, ss. 292-301.
Sayar, K. (1999). Nedim Ali. Dergâh Edebiyat Sanat Kültür Dergisi, S. 111, ss. 1.
Yalçınova, Ö. (2021). Kahramanmaraş Edebiyat Tarihine Giriş. Kahramanmaraş: Kahramanmaraş Belediyesi Kültür Yayınları.
Zengin, M. (2020). I. Uluslararası Kahramanmaraş Şiir ve Edebiyat Günleri Panel, Sempozyum ve Açık Oturumlar, Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi Kültür Yayınları, Kahramanmaraş.
Yorumlar
Yorum Gönder