Hindistan'da Bir İhtilâl

    Hint Yıldızı, Moralızâde Vassaf Kadri'nin 1915 yılında yayımlanan romanıdır. Romanın "Mukaddime" bölümünde yazar, Hindistan'ın geçmişinde tüyler ürpertici müthiş vakaların yaşandığını fakat hâlâ insanlığın övgüsüne ve iftiharına yol açan sanat güzellikleri, felsefeler ve ilahiyat ile dolu olduğunu vurgular. Hint ikliminin buhranlı ve karanlık bir dönem geçirdiği yıllarda yazılan romanda, siyah ve uzun gecenin sabahında doğacak beyaz ve parlak sabahı işaret eden yıldız beklenir (s.13). Bu yıldız, romanda Hint istiklâlinin sembolü olarak kullanılır. Vassaf Kadri, Hint milletinin asırlardan beri uyuduğu ölüm uykusundan uyanarak kendi istiklâlini kazanmasını arzular. Sömürgeci politikalar karşısında milli uyanışı ön plana çıkaran romanda İngilizler'e karşı Türk ve Alman ittifakı vurgulanır. "Mukaddime"den itibaren başlayan bu göndermeler romanın içinde de bazı diyaloglarda görünürlük kazanır. Vassaf Kadri, Türk ve Alman ittifakına Hindistan'ı da katar ve ortak düşman olarak İngiltere'yi görür. Nasıl ki Türkler, kendilerini sömürgeleştirmeye çalışan İngilizlere karşı direnmişse Hint vatanı da benzer bir direnişi göstererek İngiliz boyunduruğundan kurtulacaktır. Romanda "Yaşasın hilafet orduları, yaşasın Alman orduları...", "Yaşasın Türk ve Alman süngüleri" gibi sözlerde bu durum ortaya çıkar.

   Hint Yıldızı, 1915'te yayımlanmasına rağmen romandaki olaylar 1916 yılında Madras'ta geçer. Bu haliyle roman, Fatih Altuğ'un da belirttiği üzere bir öngörü romanı sayılabilir. Yazar kurmaca zemininde sömürgecilere karşı ayaklanmayı, istiklâli elde etmeyi temenni eder. Bu ayaklanma ve direnişin temelinde ise birlik olma düşüncesi yer alır. Hindistan'da yaşayan Hindular, Hintliler, Müslümanlar, vatanlarının İngiliz boyunduruğundan kurtulması için birlik olma yoluna gider. Hindistan İstiklâl Cemiyeti çatısı altında örgütlenen insanlar romanın başkişisi Arya Naçaka'nın faaliyetleriyle İngilizlere karşı ayaklanır. İngiliz memurlarına düzenlenen suikastlar, çalınan evraklar ve İngilizlerle iş tutan Hintliler'in hapsedilmesiyle istiklâl yolunda önemli adımlar atılır. Bu mücadelede dikkati çeken bir unsur da İstiklâl Cemiyeti'nin kadın-erkek ayrımı yapmadan sömürge karşısında birlikte mücadele etmeleridir. Tıpkı Arya Naçaka gibi kardeşi Firilla Naçaka da cemiyete çalışır. Cemiyet için önemli isimler arasında cemiyetin Madras reisi Larmamiçi ve Sahip Bedirhan isimleri sayılabilir. Bu isimlerin karşısında ise Madras'taki İngiliz sivil memurlarının müdürü Mr. Norman, aslında bir Hintli olan ama kendi çıkarları için İngilizlere çalışan Nirfa ve İngiliz valisiyle iş tutan Gutar mihracesi sayılabilir. Arya Naçaka'nın parlak zekâsı ve oynadığı oyunlarla hem İngilizler hem de onlara çalışanlar alt edilir. 

    Romanın başkişisi Arya Naçaka'ya ayrıca değinmek gerekir. Romanın merkezine konumlanan Naçaka, yaşanan her olayın içindedir. Her olay Naçaka'ya bağlanır. O, İngilizlere kurduğu oyunlarla, adam kaçırmada ve özellikle de kılık değiştirmedeki maharetiyle cemiyetin en önde gelen üyesidir. Başta cemiyetin Madras reisi Larmamiçi olmak üzere mihracezâde Nama Yagu ve Sahip Bedirhan'ı İngilizlerden kurtaran o'dur. Larmamiçi'nin evini yağmalayan Nirfa'yı, Nama Yagu'yu öldürme teşebbüsünde bulunan Miss Tako'yu ve İngiliz valisiyle çalışan Gutar mihracesini zindana atan yine Naçaka'dır. Onun mücadeleci ruhunun yanında diğer kişiler birer fon olarak kalır. Özellikle İngilizler, Naçaka'nın oyunları karşısında canlanamaz ve ondan gelecek felaket karşısında sessiz sedasız beklerler.

    Romana teknik açıdan bakacak olursak, bazı aksaklıkların olduğundan bahsedilebilir. Bunların başında isimlerin birbirine karışması sayılabilir. Romanda Arya Naçaka ile amcası Arya'nın; Miss Alis ile Miss Tako'nun isimleri birbirine karışır. Mihracezade'yi seven iki kadın olarak verilen Miss Alis ve Miss Tako, romanın ilerleyen bölümlerinde Miss Alis Tako olarak tek kişiye dönüşür. Diğer bir aksaklık olarak ise bazı cümlelerin kuruluşundaki düşükülüktür (s. 9). Tüm bunlara hem sömürgeciliğe karşı direnişi savunduğundan hem de İstanbul ve Anadolu coğrafyasının sınırlarından çıkaran farklı bir coğrafyada geçen bir roman olduğundan dolayı Hint Yıldızı önemli sayılabilir. 

 


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Ho Ho Ho da Maşallah

Bursa'nın Tutunamayanlar'ı

Kan Damlası ve Hayret Bey