Bursa’da Yolunuz Zindana Düşer

    Bursa surlarının merkezinde bulunan tarihi Saltanat (Hisar) kapıdan girip yukarı doğru meyleden yolu tutturup yürümeye başladığınızda yolunuz bir süre sonra Zindankapı’ya çıkar. Alacahırka mezarlığı ile Pınarbaşı mezarlığına bitişik Zindankapı, milattan önce ikinci yüzyılda Bitinya kralı I. Prusias tarafından Kartacalı General Hannibal'ın önerisiyle yaptırılmış, Bursa’da yaşanan acıların en eski şahididir. Nice cezaların beldesi olan yapı, Bitinya Krallığı’ndan Roma’ya; Roma’dan Anadolu’nun bağrından kopup gelen Osmanoğulları’na kadar varlığını sürdürür. Bu sürede yorulur, harap olur ama duvarlarından çığlıklar, karanlık hücrelerinden suçlular eksik olmaz. Muhafızları acımasızdır ve hiçbir suç cezasız kalmaz.
    
    Zindankapı’nın restorasyonuna 2015 yılında başlanmış ve 2021 yılında restorasyon tamamlanarak ziyaretçilere kapılarını aralamıştır. Girişinde Rüçhan Keçeci’nin metalden imal ettiği yeniçeri heykeli yer alan yapının avlusunda Büyükşehir Belediyesi’nin kafesi yer alır. Zindan’a girişte ise ziyaretçileri Kanlı Kuyu karşılar. Kuyu, idam cezasına çarptırılan suçluların kafasının kesilip atılması dolayısıyla bu adı alır. İdam edilen suçluların başsız bedeni, Zindankapı surlarının yanından akan fakat günümüzde iyiden iyiye suyu azalan Cilimboz deresine atılır ve dere kana boyanırmış. Kuyu’nun hemen karşısındaki kemerden zindana giden burca geçilir. Bu katta Bitinya dönemine ait sikkeler, ahşap replika bir taht ve bilgilendirme ekranları yer alır. Bu kattan merdivenlerle alt kata inildiğinde suçluların kapatıldığı hücrelere ulaşılır. Gayet karanlık ve soğuk taş duvarların arasına sıkıştırılan hücreler dönemi için korkunç birer örnek sayılabilir. Giriş katından yukarı çıkıldığında ise ziyaretçileri önce Roma dönemine ait bir askerin balmumu heykeli ile Roma dönemi silahlarının replikalarının sergilendiği alan karşılar. Üst kat ise Osmanlı dönemine ayrılmıştır. Bu katlarda da hücrelerde de interaktif bir yayıncılık sergilenir; her katta ele alınan dönemi anlatan projeksiyon filmleri, ses kayıtları ve elektronik bilgilendirme ekranları bulunur. Katlardan dar kemerli kapılarla surlara çıkılır. Surların manzarası Pınarbaşı ve Alacahırka mezarlığını, Cilimboz deresini, Saltanat kapısına doğru Bursa manzarasını verir. Buraya kadar ele alınanlar Zindan’ın görünen kısmıdır fakat Zindan bu kadarla sınırlı değildir. Restore edilmeyen ve belki de gelecek zamanlarda restore edilecek kuleler ve surların izleri kolaylıkla görülebilir. Bu surlar ve kuleler zamanla metruk hale gelmiş ve değersizleşmiş, bölge halkı surların üzerine kat kat gecekondu inşa etmiştir. Söylenilene göre restore edilmeyen sur kısımlarından birinde geçmişte belediyenin su tulumbası başında görevli bir itfaiyeci dururmuş. Bu itfaiyeciye zaman içerisinde surların olduğu kısımda ev yapma izni verilmiş ve sur duvarlarına bitişik müstakil bir ev inşa etmiş. Benzer şekilde müstakil ev inşaatının artmasıyla sur duvarları evlerin temellerinde, yanında yöresinde kalmış. Restorasyon konusunda birkaç not da eklemek gerekir. Maliyeti düşürmek amacıyla mı nedendir bilinmez, tarihi miladın öncesine dayanan böyle bir yere, bu zindanlara günümüz asma kilitlerinin takılmış olması fazlasıyla tuhaf görünüyor. Replika kilitler ve dökme anahtarlar yapmak bu kadar zor mu? Üstelik onlarca projeksiyon cihazından daha az bir maliyetle yapılabilecek bir iş. İkincisi, zindanda yer alan hücrelerin bomboş olması. Her döneme ait suçlu profilleri ve eşyalarla bu zindanları düzenlemek kimsenin aklına gelmedi mi? Böyle bir düzenleme projeksiyondan görüntü yansıtmaktan daha fazla ilgi çekici ve derin bir etki yaratmış olmaz mıydı? Tüm eksikliklerine, aksaklıklarına rağmen Zindankapı, insanı geçmişe götüren önemli bir restorasyon çalışması.

Henüz restorasyonu yapılmayan surlar

  
Zindan'ın içinden görüntüler


-Gezi-yorum I-

           



Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bursa'nın Tutunamayanlar'ı

Ho Ho Ho da Maşallah

Kan Damlası ve Hayret Bey