İstiklal Marşı'nın Arka Planı

    İsmail Kara, "Bir Düşünce Tarihi Metni Olarak İstiklal Marşı" adlı çalışmasında İstiklal Marşı'nı yalnız bir şiir ya da marş olarak değil bir düşünce metni olarak ele alıyor. Çalışma giriş ve sonuç haricinde İstiklal, Millet, Din, Vatan, Medeniyet ve Ümit adlı altı bölümden oluşuyor. Kara, bölümlere adını veren başlıklarda Mehmet Akif'in düşünce dünyasına dalarak onun bu kavramlara bakışını, bu kavramların zaman içerisindeki gelişiminin şair üzerindeki etkilerini irdeliyor. Mehmet Akif'in İstiklal Marşı'nı yazmadan önce, İstiklal Marşı'na giden süreçte bu kavramları Safahat'taki bazı şiirlerinde, "Çanakkale Şehitlerine" adlı şiirinde ve verdiği vaazlarla Sebilürreşat'ta yayımladığı yazılarda kullandığını dile getiriyor. Anlaşılan o
ki Akif, bu altı kavramı gününün değişen şartlarıyla zihninde şekillendirerek nihayetinde 1921 yılında İstiklal Marşı'nı kaleme almış.
    Çalışmada batılılaşma ve yapılan inkılaplar neticesinde değişen Türkiye'nin, laikleşme süreciyle birlikte dini paranteze aldığına; böyle olduğunda İstiklal Marşı'nın da giderek asıl kimliğinden soyulup çoraklaştığına değiniliyor. Bunların haricinde henüz yazılmasının üzerinden birkaç yıl geçmesine rağmen İstiklal Marşı'nın bazı tepkilerle karşılaştığından da bahsediliyor. İdeolojik bakış değiştikçe İstiklal Marşı'na olan bakışın değiştiği böylece ortaya çıkıyor.
    Çalışmanın sayfaları arasında İstiklal Marşı'nın Sebilürreşat mecmuasında, Ceride-i Resmiye ve Hakimiyet-i Milliye gazetelerinde yayımlanan halleri ile Mehmet Akif ve İstiklal Marşı'na dair önemli fotoğraflar da yer alıyor. Gerek bu fotoğraf ve belgeler gerekse marşın düşünce ve kavramlar üzerinden incelenmesi önemli. Çünkü böyle olduğunda Mehmet Akif'in düşünce dünyasına ve şiirlerinin arka planındaki fikir evrenine nüfuz etmek hayli kolaylaşıyor.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bursa'nın Tutunamayanlar'ı

Ho Ho Ho da Maşallah

Kan Damlası ve Hayret Bey